LAL BALIKLAR
LAL BALIKLAR Kalemle bozduğunu çiçekle, Çiçekle kırdığını anahtarla, Anahtarla açamadığını kalemle... ANAHTAR Çantasında anahtarını epeyce aradı yine. Ucundaki küçük denizatı parmağına takılınca sevindi. Sırada doğru anahtarı bulmak vardı. ‘Neden hepsi aynı’ diye içinden kızdı, kim bilir kaç yüzüncü kez... Her seferinde, işaret koyacağına söz verip, kapıyı açınca unuturdu. Çantadan üç anahtardan birini rastgele seçti, usulca deliğe soktu ve hızlıca döndürdü. Evet İlk seferde doğru anahtardı. Döndürmeye devam ederek, iki kez daha çevirdi. Her sabah evden çıkarken mutlaka, üç kez kilitlerdi kapıyı. Kapı açılınca parmaklarının arasında tuttuğu doğru anahtarı işaretleyecekti bu kez; Gözleriyle kapıyı araladığında görünen dresuar üzerindeki, sepetin içinde anahtarı işaretleyebileceği bir şey aradı. Bir gün önce saçındaki örgüleri tutturduğu lastik tokaya takıldı gözü, hemen alıp onu anahtarın deliğinden geçirdi. ‘İşte oldu, artık işaretlisin’ dedi. Küçücük bir an...