Kayıtlar

Haziran, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YEDİ

Resim
    Yedi   Başında ki yemenisi usulca kaymış yeni kınaladığı saçlarının kokusu burnuma ulaşmıştı. Yedi kere okunacakmış, nazar geçmezmiş, kirpiklerim top top olmuş. ‘Ah üzüm saçlım, gözleri çıksın’ der demez gözlerim yerinden fırlamış gibi hissediyorum. Belki bende birini nazar etmişimdir korkusuyla. Hâlâ nazar duası okuyacak, yedi kere beni kem gözden koruyacak birilerinin hayatımda olması ne güzel. Yatağımda yüzü koyun yatıyorum, küs olunca hep öyle yatarım, yüzümü saklarım deve kuşu gibi yastığa. Yedi kere oku, diyor yine adaşım ama akranım olmayan ninem. Duayı sesli okuyoruz bir ağızdan, ben parmaklarımla sayıyorum, ne eksik ne fazla olmasın, yedi kere okunsun, şifa bulayım.     Yedi, burcumun da uğurlu sayısı üstelik. Tesadüfe bakın kirada oturduğum ilk evin kapı numarası da yediydi. Okul numaramda yedili desem şimdi ‘yok artık’ dersiniz. Yok, demeyeceğim. Bu kadar yedi sayısıyla karşılaşmak mistik bir işaret olmalı. Matematikte hiçbir rakamın bölem...

Doğum Günü

Resim
  Doğum Günüm Çarşamba Haftaya doğduğum gün, annem beni doğuracağı için heyecanlıydı, eminim. Nasıl o kadar eminsin derseniz kendimden biliyorum. Doğumu beklemek biraz korku, biraz endişe, biraz gurur. Birinin dozu kaçarsa senin de keyfin kaçar. Annem hangisini kaçırmıştı acaba?  Perşembe Doğduğum güne altı gün var. Bence doğum gününü annen kutlamalı, doğurma günü diye. Sene hesabı yapmak da neymiş. Yarım asır yahu. Bir de üstüne beş yıl ekle. Geceleri düşsek şu hesaptan olmaz mı? Cuma Bu sene plan yapmıyorum, kutlamaya gerek yok. Eyvah, galiba yaş aldıkça mum üflemek korkutmaya başladı. Yok be, dilek tutmak kolay. Ya tutmazsa ne yaparım korkusu bu. Yaş aldıkça küçülen umut orantısı bu. Payla paydayı yer değiştirsem oran değişir mi? Pazartesi Cumartesi, pazara ne oldu demeyin. Sevdiğim için tatil günleri çabuk geçti. Saat saymadım. Pazar kahvaltısını özenle hazırlayıp emlakçı kardeşlerin yenilediği evi izleyerek yedim. Üstüne de bir güzel çam kokulu kahvemi içtim. Emekli olduğ...

HAYAL

Resim
Hayal 1977 Çocukluk hayali işte, ilkokullarda izci kıyafeti giymiş bando takımları vardı o yıllarda. Takıma seçme yapılacak, yirmi beş kuruş kayıt parası istediler okuldan, babam ne para verdi ne de izin verdi yavru kurt olmama. Her bayramda hayalî ben, trampeti coşkuyla çalarak en arkada yürüdüm hep... 1983 Ortaokul bitip liselere giriş sınavları başladığı zamanlar, ilçemizdeki liseye gideceğim. Hayal değil, kız çocuklarını okutan bir aileye sahibim, bir de benim fen lisesi, sağlık meslek lisesi ve parasız yatılı liselerin sınavına girmediğimi fark eden öğretmenime. Babam, öğretmenimizin uyarısıyla başvuru tarihi geçmeyen tüm sınavlara götürüyor beni. Hayalim hemşirelik değil, sınavı sabote ediyorum. Yatılı okumak hiç hayalim değilken okulun ilk günü evden uzakta bir ranzada uyumaya çalışırken buluyorum kendimi evde olmayı hayal ederken... 1989, 1991 Hayaller ve kararlar arasında bir bağ var. Dereceyle biten üniversite hayatından deniz hukukunda yüksek lisansa devam etmek ...