YEDİ
Yedi Başında ki yemenisi usulca kaymış yeni kınaladığı saçlarının kokusu burnuma ulaşmıştı. Yedi kere okunacakmış, nazar geçmezmiş, kirpiklerim top top olmuş. ‘Ah üzüm saçlım, gözleri çıksın’ der demez gözlerim yerinden fırlamış gibi hissediyorum. Belki bende birini nazar etmişimdir korkusuyla. Hâlâ nazar duası okuyacak, yedi kere beni kem gözden koruyacak birilerinin hayatımda olması ne güzel. Yatağımda yüzü koyun yatıyorum, küs olunca hep öyle yatarım, yüzümü saklarım deve kuşu gibi yastığa. Yedi kere oku, diyor yine adaşım ama akranım olmayan ninem. Duayı sesli okuyoruz bir ağızdan, ben parmaklarımla sayıyorum, ne eksik ne fazla olmasın, yedi kere okunsun, şifa bulayım. Yedi, burcumun da uğurlu sayısı üstelik. Tesadüfe bakın kirada oturduğum ilk evin kapı numarası da yediydi. Okul numaramda yedili desem şimdi ‘yok artık’ dersiniz. Yok, demeyeceğim. Bu kadar yedi sayısıyla karşılaşmak mistik bir işaret olmalı. Matematikte hiçbir rakamın bölem...