Kayıtlar

Aralık, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

GÜVERCİN OTELİ

Resim
  Güvercin Oteli   Annem, elimden tutuyormuş gibi tek tek tırmanıyorum basamakları, çocukken ikişer üçer hoplayıp çıktığım merdivenler çoğalmış hatta genişlemiş, apartmanın duvarlarına sinmiş kendine has kokusuna   elimdeki salçalı ekmeğin kokusu da   karışarak, duvara çizdiğim kuş resmini bulma umuduyla çocuk gözlerimle yaşlı bacaklarım her katta dura çıka yıllarca inip çıkan komşuların, misafirlerin, satıcıların, çocukların ayak izleri kara beton üzeri atılan parça mermerlerden yapılmış mozaikten döşemeyi parlatıp, içeri doğru meyil verdiği yerlere basmaya korkarak adımlıyorum. Herkes aynı yere basmaya dikkat etmiş gibi basamakların orta yerleri kenarlara göre daha çukur ve kaygan. Umarım düşmeden çıkarım terasa. En çok manzarayı merak ediyorum, hafızamdaki eski İstanbul değil, biliyorum ama unut hastalığım ilerlemeden çocuk gözlerimle, çocuk heyecanımla tekrar görüp hafızama kaydetmek istiyorum.   Meslektaşım fark etti unut hastalığımı, eşimin ölümünden...

YALNIZLIĞA TUZLU KAHVE

Resim
            YALNIZLIĞA TUZLU KAHVE                                             Otobüs terminallerinin kendine has o kokusu. Gurbetçi, yedekçi, yemekçi, çileci, gözlemci, insancı kokular. Ekşimsi, tatlımsı, tuzluca bir tat bırakır genzinde. Otobüs, perona girdiğinde kokular değişir, üstüne sinen kokuyla koltuğuna kurulursun. Camlar sımsıkı kapalıdır, hiçbir koku girmesin, hiçbir koku çıkmasın diye.             Evden çıkarken evinin kokusunu askıya asıp çıkmışsındır. Yanına oturacak yolcuyu merakla beklersin, bazen şans senden yanadır, boştur yan koltuk. Üstüne sinen kokulardan en sevdiğini seçip derin bir nefes alırsın, camdan akıp giden kâh ağaçlı kâh dağlı kâh çorak bozkır manzarasına bakarak.            Ben de teke...