Kayıtlar

Temmuz, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

EN SEVDİĞİM'e

Resim
En Sevdiğim ‘e En sevdiğim mor; gün batarken kızılını çalıp giyinen dağların doruklarındaki kayaların moru. En sevdiğim mavi; gün batarken hava kararınca lacivert olacağım korkusuyla titreyen denizin derinlere kaçan mavisi. En sevdiğim sarı; sevdiceğinin sevgisini ölçmek için yaprakları koparılan papatyanın, son yaprak seviyor çıkınca, gülümsemesiyle ortaya çıkan sarı. En sevdiğim kırmızı; annesine gül alırken çiçekçinin, “anneye kırmızı gül alınır mı” dediğinde elindeki gülün sevinç kırmızısı. En sevdiğim yeşil; vahşi ormanın en derinliklerinde kimsenin görmediği, dokunamadığı toprakta yeşeren otun yeşili. En sevdiğim siyah, kuzguni seviyorum diye ayak tırnaklarını siyaha boyayan kızımın ojesi... F.K.

GİTTİKÇE DAHA COK HATIRLIYORUM

Resim
GİTTİKÇE DAHA COK HATIRLIYORUM Ne almıştı seni, toprak mı?  Neden almıştı, ömrün o kadar mı yazılmıştı?  Nafile avunmalar, nafile savunmalar. Gittiğinde askıda montun vardı oysa geri gelip giyecekmişsin gibi. Çarşafların hala sana kokuyordu, yıkandıkça azalmadı o koku her bir ipliğe, dikişe sinmişti; fesleğen gibi elledikçe, sevdikçe yayılıyordu çikolatalı, vanilyalı kokun evde kek pişmiş gibi.  Gladyatör tarzı sandaletlerin tam ayağıma göre oldu. Siyah tabi ki en sevdiğin. Arada giyip şöyle bir salınıyorum çarşı, pazarda sevdiğin dondurmadan alıp yalaya yalaya yürüyorum sokakta belki o arı beni de bulur sokar yanağımdan aynı acıya ortak olurum. Acısı ortak olan anlarmış sevdiğini. Sen doğarken hissettiğim acıyı hissedemeyeceğin aklıma düşüyor. Daha pek çok acıyı, korkuyu ama sevinci, heyecanı da hissedemeyişine üzülmeli mi sevinmeli miyim?  Kırklar geçince, yıllar bittikçe unutulmaz oldu her bir anı. Unutmaktan korkunca silinirmiş anılar. Korkmuyorum, her gün anıyor...