GEZEN ELBİSE
GEZEN ELBİSE Terzi olmayı ben istemiştim. Annemle gittiğim dikim evindeki her prova ve sonrası rengarenk elbise, döpiyes, bluzlara hayran hayran bakar, yakasını, kol manşetlerini, etek boyunu ezberime alırdım. Bir keresinde terzinin kolundan iğneliği kapıp kendi koluma takmış ilk iğneyi anneme tutturmuştum. İnce belini ortaya çıkaran bu müdahale terzinin pek hoşuna gitmiş- Terzi olacak bu çocuk, demişti. Dönüş yolunda elime tutuşturulmuş makaradan ne hayaller döndürüyordum ne annemin nede şoförün haberi yoktu. Annem modayı takip ederdi. O sene elbiseler kolsuzsa kolsuz, etekler miniyse mini, maksiyse maksi dikilirdi onun giysileri de. Bazı renkleri daha çok severdi, moru pek yakıştırırdı doğrusu kendisine moda olunca sevinirdi. Sadece mor renk olacak, çiçekli kumaş sevmezdi. Oysa ben cıvıl cıvıl çiçekli kumaşları pek severdim. Kadınlar çiçekli giysiler giymeliydi gardıroplarında kahverengi olmamalıydı. Bir de şapkaları olmalıydı mutlaka önünde yüzünün güzelliğ...