KİTAPHANE
KİTAPHANE
Okuldan geldiğinde, çanta ve önlüğünü çıkarıp çoğu zaman yaptığı gibi, ilçenin tek kütüphanesine gitmek üzere yola çıkmıştı. Öğretmeninin verdiği ödevleri daima, eve gelir gelmez yapardı. Önce kendi ödevlerini bitirir, sonra birinci sınıfa giden kız kardeşinin ödevlerine göz kulak olur, onlar bitincede gücü yettiğince ev işlerinde annesine yardım ederdi.
O gün hayat bilgisi dersinde verilen ödev için mutlaka kütüphaneye gitmem lazım,diyerek izin almıştı annesinden.
Ödev : Kuşlarla ilgiliydi. Kütüphanedeki ansiklopediler kaynağı olacaktı.
Çok severdi kütüphaneyi .
Kitap kokusu, kağıt kokusu, mürekkep kokusu hatta ahşap kokusu ve sessizliğin huzuru.
Tüm kitapları okumak isterdi bazen. Sık sık ziyaret ettiği için kütüphane görevlileri onu tanır, selamlaşırlardı. Hatta ilkokul öğrencileri için ayrılmış bölümden başka lise öğrencileri için ayrılmış asıl kütüphane bölümüne girmeye bile hak kazanmıştı.
O günde hızlı adımlarla kütüphaneye giderken biran evvel ödevini bitirip eve dönmeyi istiyordu. Kütüphane kapısında ilk defa kalabalık bir öğrenci grubu görünce şaşırmıştı, herkesin öğretmeni ödev mi vermiş, dedi içinden. Sabırsızca içeriye girmeye çalışırken kütüphane görevlisi tanıdı onu :
- İçeride resim yarışması var bugün kütüphane kapalı, dedi.
Ama o kararlıydı. İçeriye girecekti. " Bende yarışmaya katılacağım " dedi. Biraz sonra gösterilen yere oturmuş resmini çizmeye başlamıştı bile.
Kütüphanecilik haftasıymış.
Günün anlam ve önemine uygun resim yapman gerekiyor, demişti kütüphane görevlisi . " Resim bitince kalabilir miyim? " dedi. Onay alıncada kütüphane gibi kitap dolu raflar, masalar ve masada oturmuş resim çizen kendini yaptı çabucak. Adını soyadını, okulunu , sınıfını ve numarasını arkasına yazıp teslim etti.
İçeride kalabilirdi artık . Kütüphaneci kuşları anlatan ansiklopediyi verdi. Yanında getirdiği defterine notlarını alıp ,geldiği gibi hızlıca evine geri döndü.
Bir hafta sonra yeniden kütüphaneye gitmişti.
Görevli :" Tebrik ederim resim yarışmasını kazandın " deyince şaşırmıştı .
Öylesine, sadece kütüphaneye girebilmek için çizdiği resim mi beğenilmişti?
Yarın ödül töreni var, deyince artık inanmıştı.
Ne güzel şeydi; Kütüphanecilik Haftası.
Ertesi günü kaymakam beyin elinden ödül olarak verilen " 80 Günde Devrialem " kitabını aldığında ( tören sonrası arkadaşına verilen 'sefiller' romanıyla değiş tokuş yapacaktı ) törene tek başına gelmesi üzmüyordu artık onu.
Ödül sadece kitap değildi.
Resim öğretmeninden, bir ay süreyle 'resim yapma teknikleri dersi'de alacaktı.
Ödüle mi sevinsin, babasından nasıl izin alacak onu mu düşünsün bilemedi.
Ama olsundu güzel şeydi şu Kütüphanecilik Haftası.
Gazetede resmi çıkmıştı . Özenle kesip değiştirdiği Sefiller kitabının arasına koydu.
Kitap güzel şeydi.
Bir gün yazacağım bugünü dedi.
F.K. 04.04.20/Bandırma
*Kütüphanecilik Haftas
ı kutlu olsun .

Yorumlar
Yorum Gönder