MIKNATIS
MIKNATIS
Geliyor, biri geliyor. Bu kez beni seçecek, üzerinde siyah
var. Siyahı seviyor olmalı. Ben de siyahım; bisiklet yaka denilen kesim, etiketimde
pamuklu yazsa da içimde bambu lifleri bile var esneklik içinmiş, bedenim medium
dedikleri orta yazıyor ama nedense büyük bedenler olacak umuduyla deneyip
bırakıyor kabinde.
Koltuk altıma takılan ağırlıktan kurtulmak için istiyorum
aslında beni beğenmelerini. Ben neden siyahım? Hep yanımda asılı duran yeşili,
moru, kırmızıyı, kremi hatta renksiz beyazı alıyorlar. Günlerdir askıdayım
kimse bakmadı. Askının şekli boynumdaki dikişleri çözmeye başladı hasarlıyım
diye almayacaklar korkuyorum. Neyse yanımdaki beyaz gibi deneyen kızın
pudraları üstüme bulaşsa bile belli olmaz. Sahi ne oldu o small beyaza,
köşedeki kutuya attılar hiç sesi çıkmadı bir daha.
Evet, geliyor, beni gördü. Haydi kabine gidiyoruz. Bu da
bıraktı askıya takıp, hemde gevşeyen dikişlerimden. Daha kaç kişi deneyecek bu
daracık kabinde. Üstelik ortadaki kabin daha dar, köşede olanda oturak bile
var. Bazen onun üstüne atıp gidiyorlar, buruşunca buhar tutup askıya asıyorlar
biraz rahatlıyorum. Bu yeni tezgahtar kız acemi, kimin neyi beğeneceğini, hangi
beden olduğunu anlamıyor bence. Bak deneyip yine askıda bıraktılar bizi. Siyah
mı? Beyaz mı? Ona bile karar veremedi girdiği gibi çıktı kabinden bizi bırakıp.
Koltuk altıma takılan ağırlıktan kurtulmak istiyorum,
demiştim ama korkmuyor değilim. Geçen gün kasadaki kız yeşil olanın XXXL dı hiç
unutmam ağırlığını çıkarmak için soktuğu makineden çıkan çığlığı hepimiz
duyduk. Alan kadın ‘ aman mıknatıs çıkarırken yırtılmasın hediye almıştım’
dedi. Demek ağırlık değil mıknatısmış üzerimdeki. Arada başka siyahlara değince
içim ürperiyor gibi oluyor içimden bir şey ittiriyor gibi hissediyorum. Belki
makinede de böyle oluyordur. Neyse bakalım. Bu kadın kabinde beni denemeden çantasına attı. Ağırlığımı yani
mıknatısımı eliyle çekiştirip durdu, içimde bir iğne varmış batıyor gibi
hissettim. Diğerlerini almadı, askıda bıraktı. Ben çantadayken usul usul kapıya
yürümeye başladı. Ağırlığım çıkmadan o kapıdan geçerse korkunç bir ses çıkıyor
bilmiyor mu acaba. Hoop. Kapıdan geçtik, sessizce hemde ne çığlık ne de acı hiç
bir şey hissetmedim. Ağırlığım üzerimde olsa da muhtemel makineye girmediğim
için. Mağazadan çıkınca birileriyle
konuştu umarım canımı yakmadan ağırlığımı çıkarır. Çıkmazsa kesecekmiş beni.

Yorumlar
Yorum Gönder