SAFRA ADAM
Safra Adam Açık büfe standı önünde öylece bakıyordu. Elinde ki tabakla birkaç tur atmasına rağmen ne yiyeceğine karar verememişti. Peynir çeşitleri içinde sevdiği lezzet yoktu, zeytin zaten yiyemezdi. Domates, salatalık ve yeşil bibere bakmadı bile, salam, sosisin tadını neredeyse unutmuştu. Sıcacık poğaçalar çok güzel kokuyordu. Dayanamayarak tabağına dere otludan bir tane koydu. Taze yeşillikler cazip gelse de safra kesesindeki çamura sebep olduklarını okuduğu makaleyi düşünerek bir dal tere alıp tabağa usulca bıraktı, suç işlemiş gibi. Etrafı saran omlet kokusu nereden geliyor, diye bakınırken yanık tereyağı kokusu genzini yakmıştı. Yağ yasağına ne kadar dikkat etse de yedikleri onu pişman edecekti nasılsa. Tüm vücudu önce kaşınmaya başlayacak, kaşıdığı bölgeler kızarıp kabaracak, kaşıdıkça kanayıp, yaralar kabuk tutacaktı. Tatlı tatlı kaşınırdı, tatlıyı fazla kaçırınca şeker hastalığı hiç unutturmazdı kendini. Şeker hastalığı neyse d...