ÇİÇEĞİM
ÇİÇEĞİM
Nergis,
Kendimi en yakın hissettiğim çiçek olunca narsistçe
ilk sırayı ona verdim. İçindeki mitolojik öyküye yakışır fiyatı nedeniyle çoğu
eve giremez. Soğuğu sevdiğinden sıcak evlerde çabucak solar gider, tavsiyem
vazosuna buz koymanızdır.
Gül,
Gül suyuna alerjim olması gülü sevmeme engel olmadı.
Ben beyaz gülü tercih ederim, rengini ben seçerim ruh halime göre. Hastaysam
sarı, aşıksam kırmızı. Arada reçellik olanından pembe...
Hatmi,
Sütle pişirince keser öksürüğü. Hiç denediniz mi
bilmem çiçeğinin dolmasını bence rakip olabilir kabak çiçeğine. Boyu sırım gibi
kökleri sağlam, tohumu yer seçer aman.
Karanfil,
Komüniste çıksa da adı kokusuyla anılmayı sever o. Pek
çok şiire karışmıştır, kimine isim olmuştur koyanın umuduyla. Tane hesabı
yapılmaz alınırken bir tanesi bile yeterlidir hele rengi kırmızısıysa.
Papatya,
Fallara bakma sen; seven koparmaz beni. Dağlar,
tepeler, ağaç dipleri en sevdiğim yerler. Köküm kalsın koparırken dikkat et
,yeniden baharı hatırlatayım. Arada çay
yapıp içersen huzuru bulasın.
Nilüfer,
Suyu severim, köklerim salınmalı göllere. Senede bir
kez açıyorum diye kızmayın. İbretlik hikayelerde bataklıkta açan tek çiçeğim.
Zakkum,
Senin burada ne işin var demeyin. Egeden alıp
getirdiniz yollara diktiniz. Pembe beyaz sıra sıra otoyollarınızı süslerim.
Kokum kah sevilir kah sevilmez. Kansere ilaç olup olmadığım hala çözülemez.
Menekşe,
Annemin cam önü çiçeğidir. Morunu pek severim, katlı
alacalı türü naziktir derdi annem. Henüz plastikleri yoktu toprak saksılarda sıralıydı rengarenk mor, pembe,
beyaz, alaca çiçek dolu menekşeleri övünç kaynağıydı.
Manolya,
Babamın tuhafiye dükkanın adıdır. Neden manolya
dediğimde: kokusu güzel diyerek asıl hikayeyi saklamıştır bembeyaz yaprakları
arasına. Çocukluğumun bahçesinde ki çıkılası ağaçtaki çiçektir o, kesilip
yerine dikilen apartmana küslüğüm geçmemiştir hala.
Gelincik,
Baharın müjdesini kapmıştır papatyadan. Narin olsa da
yaprakları yapan ellerde şifalı şerbet olur serinletir al rengiyle. Belki en
çok tablosu yapılan çiçektir. Hadi sorun bakalım bizim yapay zekiye.
Lale,
Bir devre adını vermiş, bir ülkeye geçim kaynak olmuş.
Her rengine ayrı anlam yüklenmiş. Kök salmam toprağa diyerek yumruya saklanmış,
baharı sevip yazın solarmış. Şarkıda dediği gibi sarısını alıp sevdiğini
beklemek varmış.
Sardunya,
Vazoluk değil saksılıktır sardunya. Öyle pencere
önlerine kurulmayı pek sever. Renkleri canlı mı canlı üstelik kopar bir dal,
ek, toprak seçmez serpilir büyür, suyum
az, soğuk sıcak demez. Ondandır şiirlerde kadına benzetilmesi.
Çiçeklerden çiçek beğen...

Yorumlar
Yorum Gönder