Kayıtlar

HÜKÜMSÜZDÜR

Resim
HÜKÜMSÜZDÜR !! " Nüfusumu Kaybettim Hükümsüzdür " Kadın nüfusu nede olsa . Kaybetmeye gerek yok ,hükümsüz sayılması için bu ülkede. Doğum yerim bile yanlış yazılmış. Şehrimin kızlarının adı çıkmış diyerek, şaka yollu olsa da. Oysa şaka götürmez bazı yaşananlar. Kadın ve Adam (ben erkek demeyi sevmiyorum nedense ) Pembe ve Mavi. Pembe denirdi eski kafa kağıtlarına. Ama açık turuncuydu diye hatırlıyorum . ( Pembe rengi pek sevemedim nedense ) Pembeye sıkıştırılmış kadınlık. 'Pembe gözlükle bakın ' gibi bir şey demek istediler galiba !! Oysa pembe mi hayatımız? Hükümsüzlüğün rengi nedir ki? Kaybedince hükümsüz olanlar neler ? Kimliğe yazılı soyadına ve medeni durumuna göre etiketlenmek. Ne kadar medeni olursak olalım aşamadık hala " kimlik" deyince yazılanı değil, insanın kendisini okumayı. Kadın kelimesine sığdırılanla Adam kelimesine sığdırılanlar tartılsa, hangi kefe ağır basar. Elmayla elma , armutla armut tartılır oysa. Yoksa hesap yanlış çıkar. Hep...

MİSELYUM...KOZA...TARTI

Resim
...KOZA...TARTI Sadece bir dalga boyu yaşıyoruz aslında. Ama ne kadar uzun geliyor yaşarken ömür.  Denizdeki dalgalar gibi. Her birimiz kıyıya ulaşmak için çırpınıp , kıyıda yok olan birer dalga. Miselyum oluşturmak dalgalar arası.  Her dalga kırıldığında diğeri onun yerini alıveriyor. Takvimlere  göre değil , yüreğindeki müziğe göre yaşamayı öğrenmek için herkesin kendi acı eşiğinde acı çekmesi gerekir. Senin iyilik kriterin de ölçemez üstelik acı terazinde tarttıklarını... İşte tam burda bilincin kabul etmeye başlar; değişirsin. Tıpkı tırtılın koza örüp kelebeğe dönüşmesi gibi... Miselyum / Koza sonrası bende ki dik duruşumu, bakışımı seviyorsun. O dik duruşta ; kaç yenilgi , kaç başlangıç, kaç hayal kırıklığı var görebiliyor musun? O bakışta; kaç gram gözyaşı, kaç gram yürek, kaç gram şefkat tartıldı bilebilir misin? Beni anlayabilecek misin?  İtaatimdeki isyanı, sevecenliğimdeki soğukluğu, yüreğim üşürken ellerimin yandığını, kendim tüy kadar hafifken ruhumun ...

ÖZGÜRLÜK

Resim
  ÖZGÜRLÜK 'ÖZGÜR OLDUĞUNU HİSSETMEN İÇİN,  BİR TUTSAKLIKTAN KURTULMUŞ OLMAN LAZIM'  Aynaya baktı.  Epeydir makyaj yapmadığını düşünüp çekmecenin arka tarafına saklanmış makyaj çantasını açtı. Fondöteni alıp tüm yüzüne sürdü. En son iki yıl önce 'tanışma günlerinin birinci yıldönümünü' yemeğinde  sürdüğünü hatırladı. İki yılda bozulmuş mudur ?  Acaba yüzüme alerji yapar mı ? diye düşündü.  Allık fırçasını görünce takvim yine açıldı aklında . Hatırlayamadığı bir gün allamıştı herhalde yanaklarını. Pembe toza buladı fırçayı ; yanaklarından kulak üstüne doğru sanki profesyonelmişcesine savurarak salladı. Diğer yanağına baktı : Solgundu ; elmacık kemiği belirgin değildi !! Biraz pembe tozla sihirli dokunuş. İki yanağını da eşit allamaya çalışırken içinden  'umarım abartmamışımdır' diyordu. En zoru gözlerdi. Hem yakın gözlüğü takmak, hem de gözleri boyamak beceri istiyordu doğrusu. Gri renkte karar kıldı. ( Şu an ki ruh haline uygun...

AZAT ETME

Resim
  AZAT ETME Azat etmek = salıvermek Sana acı verene ödül yani !! Onu azad edip , yaralarını " adam bandı"yla iyileştireceksen yeni bir azada hazırla yüreğini ... Hiç bir yürek yapmamalı bunu. En iyisi yüreği kırklayıp tertemiz başlamak .  Yüksüz olmak . Heybeyi boşaltmak .  Suretini sevdiğinin ,aslı üzmesin seni .  Çöpe at gitsin.  Azat etme . Birinin çöpe attığı başkasına hazine unutma. Senin hazinen "O" olsaydı hep hazine kalırdı ellerinde. Sen kıyamadın ya, "O" nasıl kıydı! Unutma... At gitsin anılarını. Azat etme. Azad edilen minnet duyup döner çünkü. Minnet seni arafta bırakır. Bir adım , bir kelime kalır onunla aranda sonra.  Arafını daralt yüreğinin genişliği kadar. Geniş yürek makbuldur unutma. Yeis içine düşme bundan. "O"nun yüreği dar olduğu için vazgeçti senden. Azat etme o yüreği.. Azat edilen yürek şımarır; şımaran alkış bekler artık. Alkışlama ... Senin yolundaki zamanı doldu. Azat edip yolunu şaşırma. Dön çıkm...

MEYVE SEPETİ

Resim
  MEYVE SEPETİ Ben meyveganım. Protein, karbonhidrat hesabı yapmadan , hele şekeri hiç hesaba katmadan meyvegan hem de. Onlar mevsimlere göre neye ihtiyacım var biliyorlar. Yazın sulu karpuz ; kışın C vitaminli portakal. Her biri ayrı tat. Ayrı mana. Birini öbüründen fazla sevemem ki. Çileğin dozu kaçınca vücuduma dövme yapma çabalarını ayrı bir seviyorum kabul . Hatta sebze mi ? Meyve mi? Tartışması kitaplara konu olmuş domates var ya ; ben turşusuna talibim doğrusu. İncirin kendi mi konu , yoksa çekirdeği mi?  Sayfalarca yazılacak konu. Ben maydanoza limon sıkarım. Limonu da sıkarım, mandalınayı da. Mandalinanın kolonya hali kokum ; limonun kolonya hali korkum... Biraz açayım bu limonla aramda ki korkuyu. Kolonyayla kol kola karşıma çıkınca bir alerji bende, sormayın. Nefes almak ne mümkün, herkesin nefesini açan kolonya kokusunu duyunca. Ama dilim dilim yerim yani yüzümü buruşturmadan kendilerini. Bizde anlaştık limonla , kolonya hali gücenmez bana. Tı...

KAÇIŞ

Resim
                                                KAÇIŞ        "Kaçmak lazım biraz hayattan .   Daha büyük kaçışlara hazırlanmak için...   Sebahattin Ali ( Sırça Köşk)   Hep, köşeye sıkışınca kaçarım. Köşeye sıkışınca, hep kaçarım. Sıkışınca , hep köşeye kaçarım. Köşeye kaçmışsam, sıkışmışımdır. Özne , yüklem ve nesneyi nerede yazarsan yaz. Eylem = KAÇMAK ; Özne = BEN Kalabalıkları hiç sevmedim. Aylarca yirmi kişilik yatakhanelerde yatınca sessiz bir yaşam alanını özlememek mümkün mü? Bir dostum ' sırça köşk hayaliyle yanıp tutuşan sadece kadınlar mı sanıyorsunuz ' demişti. Şimdilerde hafta sonları 56 saat, herkes kendi sırça köşkünde kısıtlanmış durumda. Kısıtlanmış dediğime bakmayın herkes kendince bir kaçış yolu buluyor buna da. Karantina yada kısıtlama günlerinde hiç şikayetçi olmadım ben. Kalabalıklardan k...

CORONA , CORONA SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYON MU?

Resim
  CORONA , CORONA SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYON MU? Sen bilmezsin beni corona . Çok şanslıyım ben. O yüzden şansıma pozitif oldum işte. Sen benim başlayan doğumu durdurup 6 cm açıklıkla bebeğimi 23 gün koruduğumu ve 27 haftalık 1450 gr ' la oğluma kavuştuğumu bilmezsin. Yoğun bakımda bir kez kalbimin zorlandığını , bir kez kör olup felç geçirdiğimi de bilmezsin değil mi? Beni seçerken yanlış yaptın işte. Doğumun zorluğundan rahim parçalanıp yıllarca tedavi olduğumu ve en sonunda yaraların kansere dönüştüğünüde bilmezsin. Kanseri yenmişim ben corona ! Sen benim öldü ölecek diye hastaneden eve gönderildiğimi , bir aydan fazla bilincimin bir açık bir kapalı hepatit B ile mücadele ettiğimi, karaciğerimin hasarlı ama mağrur 48 kg ya kadar zayıflayıp hastalığı yendiğimi de nerden bileceksin değil mi? Gerçi senin virüslerin RNA 'ya yerleşiyormuş galiba .Benim DNA 'mi da öğrenmişsindir sen . DNA ' larımın kökü sağlamdır benim. Baba dedem, çobanlık yapmış...