Kayıtlar

RENK KÖRÜYÜM...

Resim
  RENK KÖRÜ YÜM İ tiraf ediyorum : Yalandı ! Her  ş ey yalandı...  Seni sevdi ğ im , özledi ğ im , hayal etti ğ im birer kandırmacaydı. Sözdü . Sadece dilimdeydi . Hiç yüre ğ im söyleyemedi onları. Süslü kelimelerle ılgımdı senin gördü ğ ün gözlerimde. Tıpkı renk körü olmak gibi ... Kırmızı de ğ il aslında ; senin kırmızı gördü ğ ün .  Oysa sen kırmızı seversin de ğ il mi? Renk körüysen,  gerçek kırmızı oldu ğ um zamanı nerden bileceksin!  Ya sende kırmızı de ğ ilsen aslında? Ya sen bilmiyorsan renk körü oldu ğ unu!  Hep kırmızı sandı ğ ın hiç kırmızı olmadıysa.  Yani sen bana yalan söylediysen .T erazi nasıl tartar artık söyle bana,  senin yalanlarınla benim yalanlarımı.  Dı ş ımdaki renge bakan gözlerinin renk körü oldu ğ unu bilseydim ; içimdeki rengi saklamazdım senden.  Renk körü de ğ ilim ama duygu körü yüm i ş te bende .  Kırmızı Fener'de bulu ş up öde ş elim. Ben sana beyazın renk olmadı ğ ını ama tüm renkleri sa...

PUSULA' N

Resim
PUSULA' N Konuştuklarını  duyuyorum ;  biliyorum   .  O kelimeler seni eksik anlatıyor. Çünkü içindeki kelimeleri bilmiyorum .  Gözlerin ele veriyor çaresizliğini. Sen konuşurken sustukça, bende susuyorum. Haritada yerin belli.  Git Google konuma : 38.32..57 enlem ; 26.16.58 boylam koordinatını gör.  Ama hayatın koordinatında nerdesin ?!  Gerçek mi? Nispi mi alacaksın değeri ? Hayatın gerçek koordinatını kabul edebildin mi ? Yoksa nispi koordinatını herkese yamamaya mı çalışıyorsun. Evet...  Sende nispi koordinatcısın değil mi?  Konumunu , değerini biliyorsun ama bu matematiği kabul etmeyip hep üst konumda gözün. Onların arasında olursan denklemin dengesini, eşitliğini yükselteceksin sanıyorsun.  Yapma... Kendi zavallılığını başkalarına yamama. Hayat hangi koordinata koyduysa seni ordasın, artık kabul et. Manyetik etkileri kabullen, arada savrulurken yerinden . Doğal olan bu ama yapay savrulmaları bertaraf et , düzelt kendini. Pusul...

KÜL

Resim
  KÜL Gözyaşlarını şişede biriktirir gibi, Küllerimi biriktirdim. Küllerin kokusu tenime sinmişti. Yatağım hangi yangının külleriydi bilemedim. Tenim gibi yüreğimde kehribar rengi simdi. Nalsız koştum yollarda. Nallarım yangın artığı... Küle düşen kaleme sarıldı.. Hangi rıhla kurutacaksın bakalım yazdıklarını..... F.K. 2020/ 01  

UMUDU KIRK'LAMAK

Resim
  UMUDU KIRK'LAMAK Korkmuyorum (birr)...Korkmuyorum (ikii)...Korkmuyorum (üçç).......................... Korkmuyorum (otuz...do kuzz). ...- Nasılsa severdim bu oyunu ben.  Yorgun annem yine ateşlenmiş ,üç kardeşin en büyüğü olarak gece yarısını geçmişken sayımlara giderek haber vermek bana düşmüştü.(sahi o Zaman 112 yok muydu acaba ?) Karanlıktan mı korkuyordum ? Yoksa kız çocuklarını kaçıran kötü adamlardan mı? Yoksa alt sokakta yaşayan ( ve önünden geçmek zorunda olduğum !! ) cüce ailesinin sürekli camın önünde oturan  oğlundan mı?  Bilemiyorum. Ama korkuyordum işte..( sahi artık hem cüce hem de downsendromlu çocuk görünce çok sevimli ve inanılmaz geliyor bana) O gece sekiz yaşında bir kız çocuğunun yürüyebildiğince hızlı adımlarla korkarak yürürken aklıma anneannemin söylediği : -Kırk kere söylersen olur! Sözü takılmıştı; nerden geldiyse. Ama iyi ki gelmişti. İlk o gece " korkmuyorum ..korkmuyorum ..." diye başlamıştım ' kırk kere söylersen olur oyunu...

TAK MASKENİ

Resim
  TAK MASKENİ Beni kandır. Kandırdığın kendinsin; aynalara bak. Korkuların seçiyor maskeni . Tıpkı giysin gibi seçiyorsun .  İçindekini saklamak için takıyorsun ama devekuşu misali her şey ortada... Kendine göre mi seçiyorsun? Karşındakine göre mi?  Maskeni... Kendine göre seçiyorsan korkuların, cesaretin, sevgin ve inancın hangisi belirliyor maskenin rengini. Korkuda SARI, Cesarette MAVİ , Sevgide KIRMIZI, İnançta YEŞİL mi? GRİ ' yi ne yaptın?  Saçlarına mi sakladın? Ne çok soru.  Ne çok seçim değil mi?  O yüzden kendinle uğraşmak yerine karşında ne varsa ona göre takıyorsun maskeni. İçinde ki bilge yanınla korkulacak, sevilecek, kaçılacak ve korunacak diye ayırt ediveriyorsun bir bakışınla. Korkulacaklara SİYAH, Sevileceklere KIRMIZI , Kaçılacaklara MOR, Korunacaklara PEMBE. Renkleri görüp ,herkes anlasın diye bekliyorsun maskeni niye taktığını . Oysa unuttun , masum bir çocukken oyunda omzuna taktığın görünmez...

HÜKÜMSÜZDÜR

Resim
HÜKÜMSÜZDÜR !! " Nüfusumu Kaybettim Hükümsüzdür " Kadın nüfusu nede olsa . Kaybetmeye gerek yok ,hükümsüz sayılması için bu ülkede. Doğum yerim bile yanlış yazılmış. Şehrimin kızlarının adı çıkmış diyerek, şaka yollu olsa da. Oysa şaka götürmez bazı yaşananlar. Kadın ve Adam (ben erkek demeyi sevmiyorum nedense ) Pembe ve Mavi. Pembe denirdi eski kafa kağıtlarına. Ama açık turuncuydu diye hatırlıyorum . ( Pembe rengi pek sevemedim nedense ) Pembeye sıkıştırılmış kadınlık. 'Pembe gözlükle bakın ' gibi bir şey demek istediler galiba !! Oysa pembe mi hayatımız? Hükümsüzlüğün rengi nedir ki? Kaybedince hükümsüz olanlar neler ? Kimliğe yazılı soyadına ve medeni durumuna göre etiketlenmek. Ne kadar medeni olursak olalım aşamadık hala " kimlik" deyince yazılanı değil, insanın kendisini okumayı. Kadın kelimesine sığdırılanla Adam kelimesine sığdırılanlar tartılsa, hangi kefe ağır basar. Elmayla elma , armutla armut tartılır oysa. Yoksa hesap yanlış çıkar. Hep...

MİSELYUM...KOZA...TARTI

Resim
...KOZA...TARTI Sadece bir dalga boyu yaşıyoruz aslında. Ama ne kadar uzun geliyor yaşarken ömür.  Denizdeki dalgalar gibi. Her birimiz kıyıya ulaşmak için çırpınıp , kıyıda yok olan birer dalga. Miselyum oluşturmak dalgalar arası.  Her dalga kırıldığında diğeri onun yerini alıveriyor. Takvimlere  göre değil , yüreğindeki müziğe göre yaşamayı öğrenmek için herkesin kendi acı eşiğinde acı çekmesi gerekir. Senin iyilik kriterin de ölçemez üstelik acı terazinde tarttıklarını... İşte tam burda bilincin kabul etmeye başlar; değişirsin. Tıpkı tırtılın koza örüp kelebeğe dönüşmesi gibi... Miselyum / Koza sonrası bende ki dik duruşumu, bakışımı seviyorsun. O dik duruşta ; kaç yenilgi , kaç başlangıç, kaç hayal kırıklığı var görebiliyor musun? O bakışta; kaç gram gözyaşı, kaç gram yürek, kaç gram şefkat tartıldı bilebilir misin? Beni anlayabilecek misin?  İtaatimdeki isyanı, sevecenliğimdeki soğukluğu, yüreğim üşürken ellerimin yandığını, kendim tüy kadar hafifken ruhumun ...