Kayıtlar

ÇÖPÇÜ BALIĞI

Resim
ÇÖPÇÜ BALIĞI "Balıklar uyumaz derler ama uykumdan uyandığımda her zaman ki yerimde değildim. Akvaryumum sağa 20 yüzgeç, sola 45 , yukarı 30 yüzgeçlik içinde birkaç deniz kabuğu bir de plastik çiçek bulunan küçük bir su birikintisiydi.  Beni satın alıp evine getiren bukleli kahverengi saçlı, güzel kokulu, onları dinledikçe dişi olduğunu öğrendiğim büyük insan beni akvaryumuma bıraktığında iliklerime kadar üşümüştüm. Akvaryumun dibindeki kumun üstünde öylece kalmış saatlerce yüzgeçlerimi oynatamamıştım.  Dişi insan durmadan cama vurmuştu ben kıpırdamadıkça. Neyse ki suyun benim için soğuk olduğunu anlayıp akvaryum sobası almıştı bana. Hep aynı saatte, aynı yemeği parmaklarının arasında iyice ezip suya bırakırdı. Tadını pek beğenmesem de yukarıdan kumun üstüne yavaşça süzülen yemlerle oyun oynar gibi hoplaya zıplaya beslenirdim.  Cinsime verilen ad çöpçü balığı olabilirdi ama çöp yemem. Dedelerim amazondan geldiği için bol oksijeni, dipteki kumları karıştırıp içindeki kurtç...

101 NOLU YATAKHANE

Resim
101 NO'LU YATAKHANE Pencereden içeriye sızan ay ışığı karşılıklı konulmuş demir ranzaların silüetini aydınlatıyordu ama hala karanlık olan 101 no’lu odada ranzanın eskimiş yayları nedeniyle küçük bedeni korkudan neredeyse yay gibi olmuştu. Birden oda kapısı gıcırtıyla açılınca yatakta dik oturdu. Uzun boyuyla orantılı irice vücuduyla kapıda beliriveren belletici öğretmen sert sesiyle içeriye seslendi.                        Kim var orada? Ağzından çıkan sesi o kadar titriyordu ki kendi bile tanıyamadı sesini usulca  'Ben varım' dedi. Niye burada olduğuna inanamazken. Yatılı okul şakasıymış meğer, eski gedikli öğrenciler burada yatacaksın deyince inanmış boş yatakhanede yatmıştı. Bu ilk dersti... Hemen nasıl da kanmıştı kızlara ‘burada yatacaksın' deyince. Sabaha dek ranzanın eskiyen , paslı, kopmuş yaylarının gıcırtıları eşliğinde bir gökyüzünü aydınlatan dolunay olan ayın göründüğü pencereye bir de orada olup olma...

ARKANDAN SU DÖKMEDİM

Resim
ARKANDAN  SU DÖKMEDİM   Bütün sular kaynağından akar yolunu bulur,   ya göle ya denize kavuşur. Siz hiç kaynağına geri dönen su duydunuz mu ? Ben de duymadım tersine akan Asi nehri dışında. Hangi su temizleyecek seni. Arkandan döktüğüm su mu? Kaç çamçak* su dökmem lazım?  Su yıkıcıdır aynı zamanda bilirsin. Sele dönerse döktüğüm sular. Yüzme biliyor musun? Su gibi git deyip, su gibi geleceğini mi umacağım? Su gibi misin? Su gibi aziz olmak ne haddine senin. Suyu döken ben olunca aziz olanda ben mi oluyorum aslında. Kulakta ki   inci küpesin.      Senin inci diye taktığın istiridyenin, kumdan kurtulma hikayesi. Senden kurtulacağım derken her katmanla seni değerli mi kılıyorum acaba… Arkandan su dökmedim. Suyu bıraktıklarını yıkamak için kullandım. Kırklanıp temizlendi hepsi. Arkandan su dökmedim. Suyu bahçemde ki çiçeklere kullandım. Sen hiç çiçek almadın bana ; onlar çiçeklenecekler benim için. Arkandan su dökmedim. Suyu süra...

ÇAP İMPARATORLUĞU

Resim
  ÇAP İMPARATORLUĞU   Bugünlerde yaşam koçlarının dilinde çemberiniz , çapınız demeler. Kendi adıma " yaşam koçluğu " adını hiç anlamış değilim.  Yıllar önce yönetici olarak çalışanlarımla kuracağım ilişkilerde verimli olabilmek için  "antrenörlük becerileri eğitimi" almıştım. İnsanı 'insan gibi davranma metoduyla geliştirmek ' bendeki izdüşümü. Çemberini kır ! deyip .  Çemberine herkesi sokma ; Çemberin senin özel alanın demenin zıtlığını düşünmüşümdür hep. Çemberi anlamaya çalışırken birde çap çıktı ! Hadi bakalım çemberin çevresi çapla orantılıydı değil mi ? Yarıçap ne oluyordu o zaman? Seçtiğimiz baktığımız yön mü? Ardında bıraktığın mı?   Çapımı kulaçla mı ölçecektim ? Yoksa feetle mi? Asıl Ben mi ölçeceğim? Yoksa Sen mi ? Mesela ; Mini etek giydi diye tecavüze uğrayan genç kızın çapı: Eteğinin boyu kadar mı? Masaya rakı getirmedi diye ölesiye dayak yiyen kadının çapı: Rakı bardağının çapı kadar mı? Çalışanına 16 saat iş yükü ...

RENK KÖRÜYÜM...

Resim
  RENK KÖRÜ YÜM İ tiraf ediyorum : Yalandı ! Her  ş ey yalandı...  Seni sevdi ğ im , özledi ğ im , hayal etti ğ im birer kandırmacaydı. Sözdü . Sadece dilimdeydi . Hiç yüre ğ im söyleyemedi onları. Süslü kelimelerle ılgımdı senin gördü ğ ün gözlerimde. Tıpkı renk körü olmak gibi ... Kırmızı de ğ il aslında ; senin kırmızı gördü ğ ün .  Oysa sen kırmızı seversin de ğ il mi? Renk körüysen,  gerçek kırmızı oldu ğ um zamanı nerden bileceksin!  Ya sende kırmızı de ğ ilsen aslında? Ya sen bilmiyorsan renk körü oldu ğ unu!  Hep kırmızı sandı ğ ın hiç kırmızı olmadıysa.  Yani sen bana yalan söylediysen .T erazi nasıl tartar artık söyle bana,  senin yalanlarınla benim yalanlarımı.  Dı ş ımdaki renge bakan gözlerinin renk körü oldu ğ unu bilseydim ; içimdeki rengi saklamazdım senden.  Renk körü de ğ ilim ama duygu körü yüm i ş te bende .  Kırmızı Fener'de bulu ş up öde ş elim. Ben sana beyazın renk olmadı ğ ını ama tüm renkleri sa...

PUSULA' N

Resim
PUSULA' N Konuştuklarını  duyuyorum ;  biliyorum   .  O kelimeler seni eksik anlatıyor. Çünkü içindeki kelimeleri bilmiyorum .  Gözlerin ele veriyor çaresizliğini. Sen konuşurken sustukça, bende susuyorum. Haritada yerin belli.  Git Google konuma : 38.32..57 enlem ; 26.16.58 boylam koordinatını gör.  Ama hayatın koordinatında nerdesin ?!  Gerçek mi? Nispi mi alacaksın değeri ? Hayatın gerçek koordinatını kabul edebildin mi ? Yoksa nispi koordinatını herkese yamamaya mı çalışıyorsun. Evet...  Sende nispi koordinatcısın değil mi?  Konumunu , değerini biliyorsun ama bu matematiği kabul etmeyip hep üst konumda gözün. Onların arasında olursan denklemin dengesini, eşitliğini yükselteceksin sanıyorsun.  Yapma... Kendi zavallılığını başkalarına yamama. Hayat hangi koordinata koyduysa seni ordasın, artık kabul et. Manyetik etkileri kabullen, arada savrulurken yerinden . Doğal olan bu ama yapay savrulmaları bertaraf et , düzelt kendini. Pusul...

KÜL

Resim
  KÜL Gözyaşlarını şişede biriktirir gibi, Küllerimi biriktirdim. Küllerin kokusu tenime sinmişti. Yatağım hangi yangının külleriydi bilemedim. Tenim gibi yüreğimde kehribar rengi simdi. Nalsız koştum yollarda. Nallarım yangın artığı... Küle düşen kaleme sarıldı.. Hangi rıhla kurutacaksın bakalım yazdıklarını..... F.K. 2020/ 01