Kayıtlar

DOKUZ TAŞ

Resim
  DOKUZ TAŞ  Bizim neslimiz ne severdi dokuz taş oyununu; mahalleler arası turnuva bile yapardık. Dokuz taş olsa da adı bazen beş, bazen yedi kat olurdu taşlar; taş bulamazsak kiremit parçaları sıralanırdı üst üste. Üst üste olan taşlar da önemliydi tabi ama esas taş, vuran taştı. Hem ağır olacak, hem küçük hem de hızlı gitmesi için tıpkı kuş formunda olanlar pek makbuldü. Kimse vuran taşını başkasına vermezdi. En alta en büyük ve sağlam olan hafif kavisli taş seçilirdi ki üstteki taşları korusun. Tıpkı kişilik gibi. Kişiliğin seni taşırdı. İkinci kattaki taş karakterindi. Vurucu taş değdi mi belli ederdi kendini, ne kadar sağlamsa o kadar yıkılmazdı. Üçüncü taş sadakatindi. Yıkılmaya görsün oyun biterdi. Aslında temeli sağlam olsa da kişiliğinin, karakterinle katlasan da gücünü, sadakat yoksa sallanırdı taştan kulen. Dördüncü taş sevgindi. Ortasındaydı tüm taşların onları bağlardı birbirine sımsıkı. En etkili, dengeyi kuran taştı. Sevgi olmadan oyun olmazdı; sevgi olmadan ku...

ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ

Resim
  ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ  Pazartesi Hadi ama herkes bu akşam dışarıda yemek yemeye karar vermiş anlaşılan. Mutfak karıştı, ben karıştım. Ağrıyan ayaklarımı mı yoksa ellerimi mi düşüneyim, hepsini boş verip önlüğü atıp gideyim mi bilemedim. Salı; Salı sallanır derler. Sanki bugün sallanacağız, içime doğar benim. Usta gelmemiş yine. ‘Yine mi ‘dedim bende herkes gibi. Hem sallanacağız hem de yorulacağız. Menü aklımdan çıkmıyor; gözüm dolapta eksik yoktur umarım. Çarşamba; Burcuma göre uğurlu günüm. Ama bana kafayı takan şef yine azarladı beni ergen çocuklar gibi. Dün tek başıma mutfağı çekip çevirdim ya bu da ödülüm. İşimde mi gözü var bende mi bilemedim. Perşembe; En sevdiğim gün: yarın izin günüm. Yarının tüm işlerini de yaptıracak usta biliyorum. Her hafta aynı şey. İş yükü bulma konusunda oldukça yetenekli üstelik ama tencereleri ölsem yıkamam. Cuma; Sevgili kızımız, elim bir kaza sonucu hayatını kaybetmiştir. Bugün öğlen kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecektir. ...

BEN EN ÇOK GÖLGEMİ SEVDİM

Resim
  BEN EN ÇOK GÖLGEMİ SEVDİM Sessizce yürüyorum sanarken açılan pencere sesini duyduğumda tüm çabamın boşa gittiğini fark edip istemsizce gözlerimi yumsam da tüm heybetiyle zar zor sığdığı pencere aralığından neredeyse üstüme atlayacakmış gibi gelen karaltının kendi gölgem olduğunu fark ettiğimde attığım kahkaha eminim ayak sesimden daha etkili olmuştu meraklılara. Cüretimi mazur görün. Bugünde izinsiz yürüdüm yollarınızda, fikirsiz olup sessiz kaldım hatalarınıza. Sizde beni yok saydınız. Ödeştik. Korkuyu yakıt yaptım kendime sayenizde. Şimdi korkusuzum diye beni sevmiyorsunuz. Konuştuklarımı dinleyip kendi düşündüklerinizi duyuyorsunuz. Fırtına benim zaten siz niye esiyorsunuz. Ben en çok gölgemi sevdim. Usulca her yere sızıyorum. Gölgemin izninize ihtiyacı yok. Güneşin konumuna göre değiştiğine bakmayın, gölgem sadıktır bana; uzar kısalır ama bana bağlıdır daima.   Siz bana baktıkça, ben gölgeme bakarım. Ben giderim, gölgem kalır buralarda bilirim. Sizde bilirsin...

DUA

Resim
  DUA Pazartesi; Hafta sonu ev temizliği, çamaşır derken öyle yoruldum ki bugün kimse gelmesin diye dua ediyorum. Bedenim ofise geldi ama kafam evde, yataktan hala kalkamadı. Bana niye şu evde çalışılan işlerden biri denk gelmedi ki. Salı; Pazartesi sendromu yaşayıp evraklarda hep eksiklik yapmışım. Bugün o kadar yoruldum ki. Eve gidebilmek için dua ediyorum bir an evvel eksikleri kapatıp. Yada aklımı başıma getirecek bir dua etmeliyim. Çarşamba; Hiç aklımda olmayan bir iş fırsatı çıktı bugün. Ya rahatımı bozup gideceğim yada burada kalıp her gün eve sağlıklı döndüğüm için dua edeceğim. Sahi ben bu işi almak için ne kadar dua etmiştim üç yıl önce. Perşembe; Dün akşam kiralık ev bile baktım sitelerden. İş yerinde henüz kimseyle paylaşmadım. Kararımı etkilemelerinden korkuyorum. Yarın yanıt vermem gerekiyor muhtemel yeni patronuma. Duanın bu boyutuna hiç gitmemiştim. Niçin dua edeceğimi bilmiyorum. Cuma; Masamı topluyorum. Kişisel eşyam neredeyse yok gibi. Çekmecede ki atıştırma...

YEMEK

Resim
YEMEK Salı günü yemek menüsü;   Mercimek çorbası, Patlıcan musakka, pirinç pilavı... (Ucuz diye mercimek çorbası olurdu menüde eskiden ama kesin un çorbasıdır bu içmemek lazım. Patlıcan dilimde yara yapıyor yiyemem, pirinç pilavı şekerimi çıkarabilir. Az çorba üstüne ekmek doğrayalım en iyisi.) Çarşamba günü yemek menüsü; Domates çorbası, Kabak kızartması, Fırın makarna... (Domates mevsimi değil salçayla yapmıştır kesin. Kabak yiyince hemen bağırsaklarım çalışıyor yemekhanede lavabo yok galiba riske giremem. Off rejime başladığım haftada fırın makarna olur mu hiç. Neyse az fırın makarna yiyip aç gezeceğiz.) Perşembe yemek menüsü;  Yayla çorbası, İzmir köfte, Bulgur pilavı... (Çorbada ki pirinç bence geçen pilavdan kalanlardır. Atık çorbası içmem doğrusu o kadar para verip. İzmir köfte iyi pişmiştir umarım patateslerin rengi gözüme hoş gelmedi. Bulgur pilavı içine katkılı et suyu tablet koydular galiba kokusu genzimi yaktı. Az yayla çorbası iki köfte yeter bugün.) Cuma yem...

UYKU

Resim
  UYKU   Salı, 04:19; Yine uyandım. Oysa bugün ne güzeldi. Spor yapıp yordum kaslarımı; deliksiz bir uyku olacağına neredeyse emindim. Acaba beni mi düşünüyor?  Çarşamba, 04:12 Alarm gibi yine uyandım. Kitap okumuştum oysa yatmadan önce hatta bir kase yoğurt yemiştim içine tarçın katıp. Acaba beni rüyasında görmüş müdür?  Perşembe, 04:33 Artık saate bakmıyorum uyanınca, tahmini sabaha karşı dört civarı. Bugün on beş dakika geç uyandım. Acaba oda uyanık mıdır?  Cuma, 04:19  Biyolojik saatim artık kuruldu. Rüyamda gördüm onu, gemiye binip gitti; yetişemedim. Acaba bir işaret midir?  Cumartesi, 04: 45 Uyandım ama yatmadan önce içtiğim koca bir bardak su yüzünden. Gözümü bile açmadan hemen yatıyorum. Pazar, 10: 18  Uykuya doymuşum. Biyolojik alarm yok, rüya yok, soru yok. Plan yapıyorum. Bugün güzel olacak, pazar günlerini seviyorum. F.K.

İYİ NİYET

Resim
  İYİ NİYET İyi yönlerim; ( başkalarına göre) • Sevecen, pozitif enerjili, • Çözüm odaklı düşünmek , ( hızlı, pratik) • Özgür ruhlu , • Farklı, dikkat çeken. Kötü yönlerim;(bana göre ) • İyi niyetli olmak, • Liderlik ruhumu bastırmak, • İstemeden farklı olmak, • Kıskanmamak. Karakterimi oluşturan pek çok özelliğim var herkes gibi. Kimi doğuştan getirdiğim kimi de yaşaya deneye heybeme kattığım. Farklı olmayı özellikle istemesem de hep farklıydım. Öyle düşünerek değil içimden geldiği gibi. Hem iyi yönüm hem kötü yönüm farklı olmak. Kesişim karakteri ondan vazgeçemem. Kıskanmamak bir eksiklik değil yaşamda benim için olmasa da olur. Verdim gitti size, alın siz kıskanın artık. Sevecenliğimi hepten veremem ama anlaşalım. Arada ödünç isterim. Ders verdiğim günler lazım bana öğrencilerim için. Hadi anlaşalım, kriz durumunda bulduğum her çözüm için bir kez sevecenlik istiyorum sizden. Bir seminerde anket yapmışlardı: Hayatınızda nelerden vazgeçmezsiniz diye. Sadece ben ÖZGÜRLÜK de...