KABUK KADIN
Vücudu kaç kat deri koruyorsa, o kadar mı kabuk bağlar
yaralar. Bir yara, aynı yerden kaç kez kanayıp kabuk tutar.
İlk yarayı ve kabuğu, kutsadığın için her kabuk da,
madalyalı artık.
En iyi iletişim: Kabukları (yaraları) paylaşmak sende…
Anlatacak başka ne var ki?
Mutluluk da, kabuk tutar tıpkı
kuzeyin yosunlanması gibi…
Kuzeyine sıcaklık ararsın. Güneyine gölge.
Kuzeyinde ki kabuklar, yosun tutarsa vay haline!
Hadi şimdi işin yoksa hem yosunu sök, hem kabuğu kanat.
Sahi, senin işin yok ki!
Sabah sekiz, akşam beş kabuklarını say.
Kaç yaşındasın?
Her halka, bir yıl mıydı ağaçta?
Kaç kabuk, bir yıla denk gelecek?
Kaç kabuk = bir kadın edecek?
Duydum ki, deniz suyu şifaymış...
Gülüyorsun.
Denizin içindeyken, nasıl kabuk tutar eksiklikler.
Kabuğunu değiştirsen de, içinde ki ‘SEN’ olduğun sürece,
mevsimleri kaçırmak istiyorsun.
Oysa mevsim: Kabuk değiştirme yaşı…
Sıyır kabukları. Kanat yaraları.
Tehlikeli masallarda ki ‘yılan prens’ gibi kabuğundan
sıyrılıp, içindeki güzelliği bırak ortaya.
Ya da bırak kendini kabuklarına, onlar tamamlıyor seni…
F.K. / postallıdenizkızı
.png)
.png)
Yorumlar
Yorum Gönder