KEŞKE

 




KEŞKE


Keşke “Kadın Şiddetine Tepki”

Keşke; ayaklarım kırılsaydı da, gitmeseydim dedi.

Ayakları birbirine karışıp, koşarak girdiği kapıdan çıkarken, bu hafta iş görüşmesi için gittiği üçüncü iş yeriydi.

İlkinde, evine uzak olmasına rağmen görüşmeye gitmiş, ancak şirket prensibi olarak, evi ücretsiz verdikleri ulaşım aracının güzergahında olmadığı için ‘üzülerek geri çevrilmişti’. 

Yol parasını maaşından karşılayacak olsa neredeyse boşa çalışmış olacaktı.

İkincisi, mutlaka portföyde olması gereken bir sertifikaya takılmış, eğer sertifika programını bitirirse! Açık pozisyon olursa! Tekrar başvuru yapabileceği nazikçe söylenmişti. 

Artık diploma yetmiyordu işe girmek için. Sertifikalar, özel work shoplar (çalışma dükkanı ne demekse!), iş yerine yakın oturmalar, iş tecrübesi (çalışmadan nasıl tecrübe edilecekse o iş!), sağlam referanslar (ki olmazsa olmaz olan buydu) ve kadın olmamalar, hele dul hiç olmamalar.

Üçüncü şirkette başvurduğu pozisyon, satış temsilciliği idi aslında, yani ne diploma, ne sertifika, ne de referansa gerek yoktu. Bazıları doğuştan yetenekliydi bu konuda. Hani anasını babasına bir daha satardı.

Oysa iş başvurusu için görüştüğü adam (ki adam demek istemiyordu) sadece özel sorular sormuş, gözleri tüm vücudunda defalarca, yörüngede dönen gezegen gibi dönmüş, ara ara, bazı yerlerde takılı kalarak, hayale dalmıştı.

Evi evine yakındı, servise gerek yoktu. Kendisi her sabah onu alıp, işe gelebilirlerdi. İşin detaylarını bizzat kendi öğretecekti!

Adam bunları anlatırken onun gözü, masadaki öz geçmişinin yazılı olduğu dosyadaydı. On beş sayfa tutmuştu hazırlarken. Aldığı katılım belgesini, sertifikayı ve katıldığı semineri unutmamak için defalarca kontrol etmiş, referanslarını özenle seçmişti.

Oysa adam hiç birine bakmamış, ‘kapıdan girişinizle yayılan enerji’ yeterli demişti. Sadece enerji! Onun mücadele enerjisi, onun korku enerjisi, onun dua enerjisine ‘O’ ne ad koymuştu ki?

Dosyasını bir çırpıda geri alıp, teşekkür ederek, getirilen çayı içmeden, odadan çıkarken ‘üstündeki tek enerji’ KEŞKE enerjisiydi.

Asansöre binmedi, 8 katı soluksuz merdivenlerden indi. Keşke ayağım kırılsaydı da, gelmeseydim dedi.

İlanı ilk okuduğunda hissettiklerini düşündü, başka bir KEŞKE yayıldı düşüncelerinde. Onu gören başka bir KEŞKE, diğerinin yanına geldi. Sırada bekleyen KEŞKELER dans etmeye başladı.

Kısa sürede birbirlerine yaslanıp, koskocaman bir KEŞKE yumağı oldu kafasının içinde.

Tüm KEŞKELERİ tek tek ayırıp yumağı açtı.

Tek bir KEŞKE bıraktı kendine.

KEŞKE ‘ bugün yağmur yağsa’ dedi.

Yağmurda yürümek iyi gelir şimdi.

F.K/postallıdenizkızı

 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YUNUS ISLIĞI

AYAKKABI HİYERARŞİSİ

MIKNATIS