MİSELYUM...KOZA...TARTI
...KOZA...TARTI
Sadece bir dalga boyu yaşıyoruz aslında. Ama ne kadar uzun geliyor yaşarken ömür.
Denizdeki dalgalar gibi. Her birimiz kıyıya ulaşmak için çırpınıp , kıyıda yok olan birer dalga.
Miselyum oluşturmak dalgalar arası.
Her dalga kırıldığında diğeri onun yerini alıveriyor.
Takvimlere göre değil , yüreğindeki müziğe göre yaşamayı öğrenmek için herkesin kendi acı eşiğinde acı çekmesi gerekir.
Senin iyilik kriterin de ölçemez üstelik acı terazinde tarttıklarını...
İşte tam burda bilincin kabul etmeye başlar; değişirsin.
Tıpkı tırtılın koza örüp kelebeğe dönüşmesi gibi...
Miselyum / Koza sonrası bende ki dik duruşumu, bakışımı seviyorsun.
O dik duruşta ; kaç yenilgi , kaç başlangıç, kaç hayal kırıklığı var görebiliyor musun?
O bakışta; kaç gram gözyaşı, kaç gram yürek, kaç gram şefkat tartıldı bilebilir misin?
Beni anlayabilecek misin?
İtaatimdeki isyanı, sevecenliğimdeki soğukluğu, yüreğim üşürken ellerimin yandığını, kendim tüy kadar hafifken ruhumun ağırlığını,..
Beni anlayabilecek misin?
Niye gitmeyip kaldığımı, nasıl hala gülümseyebildiğimi , uzattığın dost elini neden sımsıkı tutamadığımı anlayabilecek misin?
Denge yok bu terazide . Demek ki elmayla elma , armutla armut değiliz .
Tartılamıyoruz..
Miselyum zamanı...
Duyuyor musun ?
Dallarım kırılıyor.
Hissediyor musun?
Dalgalar yitiyor ....
F.K. 20 haziran m.s. 2021/ Bandırma
.png)
.png)
👌🏻👏👏👏 Ben kendimi kıyıya vurmuş gibi hissediyorum. Yeni dalgalar bulmak için açığa çıkıp beklemem gerekiyor sanırım 😉
YanıtlaSil