UNUTMA BENİ

 




UNUT'MA BENİ

Sizin yoldan her geçişte ,gözlerim ister istemez pencerene kayıyor içim sızlayarak.

"Unut hastalığı" olmuşsun.

Tüm ölümler yaşıyor hala sende .

Annemi son ziyaretinde ( annem dakikalar içinde bir genç kız , bir sılada ki sırdaş sana hala ve ben şaşkınım bizim evi hatırlayıp bulmana...)

-Ah be Caydecim hiç haberim yokken benim evi taşımışlar yaa...

Dediğinde burnum sızlamıştı.

Oysa yıllardır yaşadığın ev, oturduğun koltuk, yemek yaptığın kap kacak bile yabancı olmuştu sana.

Hatta ne yabancısı ; hiç girmemişti hayatına.

Yol üstünde ki meşhur pastaneden alarak getirdiğin keki verirken :

"Benim kek kalıplarını vermişler, bulamadım. Yoksa kendim yapacaktım." demenle zorla tuttuğum gözyaşım , çocukluğumdan bu ana dek kaydı usulca yanaklarımdan.

Ziyarete giderken eli boş gitmemeyi unutmayan, nasıl unutmuştu evde ki kek kalıbının yerini.

Torunu evlenmeye hazırlanırken evde genç kız edalarıyla dolaşıp, gelen misafirlere terlik verdiğini ve yaklaşık bir yıl önce aramızdan ayrılan (hala öldüğünü söylemek zor...) annemin nasıl olduğunu sorduğunda ; içtiğim şekerli kahve acımıştı bir anda.

Annem genç kızdı, ahretindi, sırdaşındı artık öyleyse ben yoktum.

Ziyarete gelen kim?

Arada nasılsa hatırladığın oğluna yakışır bir gelin adayıyım sana. ( ikimizde gülüyoruz bu yakıştırmaya )

Mutfağa her gidip geldiğinde bir soru.

Anneannemi soruyorsun bu kez. 

"Sakladık" deyince çok şaşırıyor, üzülüyorsun sanki yeni bir haber gibi.

Oysa 29 yıl oldu anneannem bu dünyadan göç edeli.

Sen hala baba evini soruyorsun gelenlere . O evin bahçesinde ki huzuru özlüyorsun.

Bense seni böylece bırakıp gidince; bir sonra ki ziyaretine geldiğimde unutulmuş olacağını  bilip, huzursuzca oturup yanında gülümsüyorum , bana çipil çipil bakan gözlerine.

Tıpkı filmde ki gibi zamanı geriye sararak yaşarken bırakıyorum seni.

Vedalaşırken usulca eğilip " yemek yeseydin bana kadınlar gelip yapıveriyor yemeğimi ..." diyorsun.

Yemekler gelininin ve torununun şifalı ellerinden dualı oysa.

Usulca şehrin kalabalığına karışırken yüreğimde kocaman bir gemi, içimde ki fırtınada bir inip bir kalkıyor dalgalar arasında .

Unut beni.

Bir sonra ki ziyaretimde yeni baştan başlasın bana hayat .

Kim bilir belki ders almışımdır artık unutmayı öğrenmişimdir senden ...


F.K. 01 marttan-09 Mart 2020 / Bandırma


* Bu öykü gerçek bir hikâyeden esinlenerek kalem ve kağıtla kelimelere çevrilerek size ulaşmıştır .Unutmayın ..yada unutun gitsin...

 

 

 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YUNUS ISLIĞI

AYAKKABI HİYERARŞİSİ

MIKNATIS