HATA PAYI
HATA PAYI
Elindeki kalemi hırsla duvara fırlattı. Atmak istediği işletme defteriydi aslında, neresini düzeltse başka bir hesap açık veriyordu, yılların tecrübesi de bir yere kadardı.Basit bir denklemdi. Girenler eşittir, çıkanlar da... Kaç yaşındasın, neleri affettin sen, bu hesaba göre senin nelerini affettiler. Elinde ne kaldı? Elde var sıfır.
Affettikçe affedilirim sandın. Yanıldın. Akşama çoğu arkadaşın eşiyle, çocuğuyla sofrasında yemek yiyip üstüne demli çaylarını yudumlarken sen hâlâ hangi hesabın hangi hata payını düşünüyor olacaksın. Belki içtiğin bir bardak biranın rehavetiyle, “oh be, yalnızlık iyi” diyeceksin, hesabın sağlamasını yapar gibi.
Oysa biliyorsun, yalnızlık iyi değil. Denklemden ne çıkarsa yeri boş kalır. Eşitliğin öbür tarafına geçip hesabın sonucuna etki eder. Hesaptan çıkardığın insanları düşün, yerine koyduklarını. X olarak tek başına eşitliği nasıl karşılayacaksın.
O kadar değerin var mı? Hayatından çıkanlar yerine kendine kattığın değerler neler? Kafası toparlanmak yerine daha da karışıyor gibiydi. Uykusuzluk sorununu çözemezse zamanında bitmeyecekti bu hesap kitap işi.
Kitabına uydurmak için son bir kez gözden geçirip yere attığı kalemini ayraç yaparak defteri kapattı. Başka bir şey düşünürse gözünün önünde olan ama göremediği çözümü bulacaktı.
Hesap kitap işlerinden biraz aklını uzaklaştırmak için mutfağa geçti. Buzdolabının kapağının kapatılması için ayarlı uyarı sesini duyana dek baktı dolabın raflarına. Tavuk ızgara ve salataya karar verip malzemeleri çıkardı. Mangalda pişmiş tavuk kanatlarının kokusu, anılarından çıkıp geldiğinde burnu sızladı. Her hafta sonu mangal yapılırdı kalabalık ailesinde. Hiç tavuk kanadı sevmezdi aslında ama her hafta sonu iştahla yemişti. Tıpkı evliliği ve işi gibi. Yalnızlıktan korkup sevmediklerini yapmaya, yemeye, yaşamaya hiç itiraz etmemişti, edememişti.
Fırsat maliyeti: Bir şeyi yaparken kaçırdığın fırsatların değeri. Hocasının dersteki sözleri aklına geldi, tavuğu kuşbaşı doğrarken (ızgaradan vazgeçmişti). Ama salata olacaktı. Kaçırdığı fırsatlar, sırasıyla aklına düşmeye başladı, salata için doğradığı her malzemeyle. Bıçağı kesme tahtasına çok sert vurduğunu fark edip gülümsedi.
“Kurşun, havadayken öldürür, yerde hükmü yoktur oğlum” dedi. İşte, bulmuştu. Mutfağı öylece bırakıp eline kalemi aldı. Hesabı ayarlayarak tamamladı.
F.K.
.png)
.png)
Yorumlar
Yorum Gönder