KURU ÇİÇEK
KURU ÇİÇEK
23. sayfadaki çiçek:
- Sana doğum günümü unutmaz demiştim.
45. sayfadaki çiçek:
- İyi de sen ayın 23’ünde doğmadın ki!
10. sayfadaki çiçek:
- Ben ilkim, beni hiç unutmayacak.
70. sayfadaki çiçek:
- İlk olman ne kötü, baksana dağılmaya başlamış yaprakların.
23. sayfadaki çiçek:
- Onunla tanışmak için gittiği partide heyecandan 23 demişti doğum gününe, bir daha değiştiremedi işte.
45. sayfadaki çiçek:
- Adam, Manisalıyım deyince ben de deyip atladı, neyse ki adam kibardı, beni aldı. İzmirli olduğunu öğrenince nasıl kaçtı ama...
10. sayfadaki çiçek:
- Yıllardır buradayım. Hep kitabı açtığında ilk bana bakar, sanki hâlâ kokum kalmış gibi koklar beni bir de. Geçen gelen misafir, kütüphaneden eline alınca kitabı korktum, içinden düşeceğim diye.
70. sayfadaki çiçek:
- Sormayın, ben de henüz tam kurumadım. Eliyle sürekli bastırıyor, hücrelerimdeki sular artık 71. sayfaya geçti. Karanfil kurur mu hiç 500 sayfalık kitabın arasında.
23. sayfadaki çiçek:
- Ben de gonca güldüm, pek güzel de kurudum, hayıflanma artık.
45. sayfadaki çiçek:
- Ayak sesini duydunuz mu siz de..?
10. sayfadaki çiçek:
- Evet, biri geliyor, üstelik gözü bizim kitapta.
70. sayfadaki çiçek:
- Bunun niyeti kötü, diyeyim size, içim kıpır kıpır benim, korkuyorum.
Anneannemin kitaplarını ben alabilir miyim anneciğim? Onların içinde ne güzel notlar yazılmıştır elleriyle, hatta kurutulmuş çiçekler vardır. Aaa, şu Aşk-ı Memnun'un* ilk baskısı değil mi?
70. sayfadaki çiçek:
- Ben dedim size, eline aldı bile kitabı, sayfaları kurcalayıp duruyor. Bizi tutmaz bu kız, atar çöpe, vefasız torun, ne olacak...
Ah, anneannem benim, özenle koymuş çiçekleri, hatta tam kurumamış bir karanfil var. Aaa, bu, 70. yaş gününde gelen sarı karanfil** değil mi? Üstelik tam 70. sayfaya koymuş. Belki diğer çiçeklerin de sayfalarının bir anlamı vardır, kim bilir. Keşke kuru çiçekler dile gelseydi de bilebilseydim.
23. sayfadaki çiçek:
- Belki dile gelmesem iyidir ufaklık, niye bu sayfadayım anlatsam 10. sayfadaki menekşenin*** yaprakları dağılır sonra.
*Aşk-ı Memnu: Halit Ziya Uşaklıgil’in eseri (ilk baskısı yaklaşık 500 sayfadan ibarettir).
**Sarı karanfil: Sevgiyi ve içten duyguları temsil eder.
***Menekşe: Alçak gönüllülük ve bağlılığı temsil eder.
F.K.
.png)
.png)
Yorumlar
Yorum Gönder