CENAZE

 

 






CENAZE

 “Cenazeme bile gelme, dedi. Ne işim var burada.”

 “Aman anne her şeyi unuttun şunu unutmadın.”

“ Cenazeme gelme, dedi diyorum sana dinlesene beni.”

“Tamam tamam anne, cenazeye gitmiyoruz. “

 Ev terliklerini çıkarmadan karşı komşunun kapısından içeri giren annesinin ardından bakarken, çocuk kadar kaldı bedeninde aklın gibi, diye düşünüp kapıda bekleyen  komşusuna, Ayşe abla annemin altı temiz, karnı tok ben hemencecik baş sağlığı dileyip gelirim, deyip, merdivenleri hızlıca indi.

 “Cenazeme bile gelme, dedi gitme diyorum yine gitti demi o kız. “

Cenazeme gelme, dedi. Gitmem ben, ne olursa olsun gitmem. Offf anne ya gittim geldim hala aynı şey bu hafta cenazeye taktık, geçen hafta keçi peyniri yemem, ondan önce hani benim resim defterim derken zaman nasıl geçiyor anlamadım. Ama sen eğlenceli bir kadın oldun keşke çocukken de böyle olsaydın anacım, bizi korkutmak için ışıkları kapatıp erkenden uyutmaya çalışmasaydın, hiç uyumadım biliyor musun, hiç korkmadım karanlıktan, gözlerimi yumar hayal kurardım yorganın altında, yelkenli kullanırdım, yunuslarla yüzerdim.

“Cenazeme bile gelme, dedi. Cenazeme gelme, dedi diyorum, kimse dinlemiyor beni. “

Anne cenaze menaze kalmadı ortada artık, kemikleri bile kalmadı babamın, mezarında rahat mıdır bilemem tabi, bende unutmadım, cenazeme bile gelmeyin, deyip kapıyı çarpıp çekip gittiği günü. Doğum gibi cenazelere de coşkuyla gidilmeli oysa benim cenazeme herkes gelsin, tanıdık tanımadık dolsun evin odaları, birbirlerine sorsunlar niye ölmüşüm, iyi biri miymişim, erken mi gitmişim, helal etsinler haklarını, annem bilir mi acaba kimin cenazesinde olduğunu... Komşuya söylerim,  önce ben ölürsem bir tek o gelmesin cenazeme.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YUNUS ISLIĞI

AYAKKABI HİYERARŞİSİ

MIKNATIS