BENİM PREMATÜREM ÖNCÜ BEBEK
BENİM PREMATÜREM BEBEK ÖNCÜ Omuzlarımı açıkta bırakan, etek uçları dantelli, beyaz elbisemin eteklerini tutarak yavaş yavaş merdivenlerden çıkıyorum. Sanırım bir hastanedeyim, kesif zefiran kokusu genzimi yakıyor. Odalardan birinin kapısını elimle hafifçe itiyorum, usulca açılıyor. İçerideki hemşire, “Gel” diyor yada bana öyle geliyor ama itaat edip içeri girerken kalbimin atışını kulaklarımda hissediyorum. Tıpkı babaannemin karyolası gibi metal başlıklı, yatağın lekesinin belli olduğu beyaz çarşaf serili tek kişilik bir hastane karyolası. Hemşire, iki elimle karyolanın başlığını tutmam gerektiğini söylüyor. Şaşırıyorum. Ayakta doğum yapacakmışım. Gözüm, karnıma doğru kayıyor, henüz hamile olduğum bile belli değilken nasıl anladı ki diyorum hamile olduğumu; üstelik doğuma üç aydan fazla zaman var daha, nasıl doğum yaparım derken, belim ve kasıklarımdaki ağrıyla istemsizce karyolanın soğuk demir başlığını iki elimle sımsıkı kavradım. Ağrı artık dayanılmaz olmuştu, bir anda be...