KENDİME MONOLOG

 

 


KENDİME MONOLOG

Yaa geç bu işleri. Artistlik yapma bana. Oğlum, kadın haklı, kabul et işte.

“Eline yüzüne bulaştırmak deyimini yine harika bir performansla gerçekleştirdiğiniz için sizi tebrik eder, size layık olmayan ayın en adam olmazı ödülünü takdim ederiz.”

Her ay nasıl becerip alıyorsun bu ödülü anlamadım gitti. Ben dedim. Doğru. Kendime bakarım, istediğimle konuşurum, özgür bir adamım... Ne taktın şu özgürlük lafına. Sanki özgür değilsin, gitme, gelme, otur, kalk diyen var.

 Kafan özgür değil senin. Kafan öyle kalabalık ki düşünceler sandalye kapma yarışması yapıyor çalmayan müzik eşliğinde. Ortada bir sandalye olsa bari. Müzik var, duyuyorum, yanılmış olamam. Kalbimin sesi mi? Olabilir. Neşeli mi? Tabi ki hayır. Yakışmaz bize oynak müzik. 

Ucuz mal giymem birde. Karışık renk sevmem. Az arkadaşımın olması ukalalık dersen, olabilir. Ukalayım. Okumayı severim. Yazmak mı?

Yazarım tabi ne var yazmaya,  yapay zekaya söylersin şöyle romantik bir adamın hayatını yazıver, diye. Her şey istediğin gibi oluverir.

Hadi yazsın bakalım kendimle yaptığım romantik olmayan  sohbetleri , yazamaz tabi, kendiyle monoloğunu yazan ilk  ben olayım bak nasıl meşhur olacağım...

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

YUNUS ISLIĞI

AYAKKABI HİYERARŞİSİ

MIKNATIS